T.C.

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ

            HUKUK BÖLÜMÜ

            ESAS NO      :  2014 / 600

          KARAR NO    :  2014 / 652

            KARAR TR   :  02.06.2014

ÖZET : İcra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.

 

                                                          

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

K  A  R  A  R

 

 

            Davacı           : G.M.Ö.

Vekili              : Av. A.Ç.

Davalı            : Oto Elektrik ve Akücüler Odası

Vekili              : Av. A.D.A.

 

O L A Y          : Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 8 yıl Oto Elektrik ve Akücüler Odasının başkan vekilliğini yaptığını, esnaf ve sanatkarlar kuruluş kanunu 58. Madde gereğince davalının vekiline ödenmesi gereken 2006-2010 dönemine ait dört yıllık başkan vekilliğinden doğan aylık ücret ve huzur hakkı olan 4.830,00 TL yi müvekkiline ödemediğini, bu nedenle 13.12.2011 tarihinde genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapmak zorunda kaldığını, borçlunun 19.12.2011 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğini, itirazı 23.12.2012 tarihinde öğrendiklerini, bir yıllık süresi içinde iş bu itirazın iptali davasını açtıklarını, borçlunun itirazının haksız olduğunu belirterek davalı borçlunun takip talebi tarihine kadar işlemiş olan 868,00 TL temerrüt faizi ile birlikte 5.698,00 TL borcu ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yüzde dokuz kanuni faizi ile birlikte alacağın asgari yüzde kırkı oranında inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesi istemiyle adli yargıda dava açmıştır.

 ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 24.1.2013 gün ve E:2012/788, K:2013/30 sayı ile, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği üzere, davalı odanın, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu'na tabi bir kuruluşu durumunda olduğu, davacının talep ettiği ücretin de aynı kanunun 56. Maddesinde düzenlendiği, "Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının yönetim kurulu üyelerinin huzur hakları, yönetim kurulu başkanı ve başkan vekilleri ile denetim kurulu ve disiplin kurulu üyelerine verilecek aylık ücretler ile merkez dışından genel kurul, başkanlar kurulu, yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kurulu toplantılarına katılacak üyelere ve bunların görevlendirilmelerinde ödenecek yolluk ve konaklama ücretleri, aşağıda belirtilen hadleri aşmamak kaydıyla ilgili esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının genel kurullarınca belirlenir." esasının kabul edildiği, yani meslek odasının almış olduğu idari bir karar ile maaş belirleme ve ödeme yapıldığı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2003/1621 esas 2003/6233 karar sayılı ve 13.05.2003 tarihli kararında  da belirttiği üzere, Anayasa'nın 135. maddesine göre meslek kuruluşlarının kamu kurumu niteliğinde olduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 24/12/1980 tarih ve 1980/7-7 s. kararında da, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetsel yapı içerisinde bulunan ve kamu hizmeti gören idari birimler olduğu ve idari birim olarak kararlarına karşı açılacak iptal davaları ile tam yargı davalarının idari yargı yerinde açılması gerektiği gerekçesiyle davanın yargı yolu nedeniyle görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.

Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.

ADANA 2. İDARE MAHKEMESİ: 13.3.2014 gün ve E:2014/103 sayı ile, dava, 2577 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde sayılan idari dava türlerinden hiçbirisine dahil olmadığı gibi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında bulunan davacı talebinin, 2004 sayılı Kanunda yer verilen görev ve yetki kuralları uyarınca adli yargı mercileri tarafından karara bağlanması gerektiği ve bu haliyle huzurdaki uyuşmazlığın adli yargının görev alanında bulunduğu gerekçesiyle mahkemelerinin görevine girmeyen ve Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilen bu davada, görevli mahkemenin belirlenmesi için dava dosyasının 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanunun 19. maddesi uyarınca Uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine karar vermiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR,  Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 2.6.2014 günlü toplantısında;

l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılmıştır.

            2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İlamsız takip” başlıklı Üçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemleri gösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icra dairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamda yapılacağına işaret edilmiş; değişik 60. maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünce ödeme emri düzenleneceği ve 62-65. maddelerde itiraza ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, değişik 66. maddede, süresi içinde yapılan itirazın takibi durduracağı kurala bağlanmıştır.

            İtiraz nedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazın iptali için Yasada iki yola başvurma olanağı tanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak, ikincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerine göre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasını istemektir.

            İncelenen uyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından, değişik 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak suretiyle itirazın iptali davası açılmıştır.

Söz konusu 67. Madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.), “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)

Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır” hükümlerini taşımaktadır.

Anılan Yasanın değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur” denilmekte olup, yukarıda hükmü yazılı 67. maddede sözü edilen “mahkeme” ile, icra dairesinin bulunduğu yargı çevresi bakımından bağlı olduğu asliye mahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgü bulunan itirazın iptali davasının asliye mahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.

Bu duruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasının görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, Adana 2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Adana  6. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.

S O N U Ç      : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Adana 2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Adana  6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.1.2013 gün ve E:2012/788, K:2013/30 sayılı GÖREVSİZLİK KARARIN KALDIRILMASINA, 2.6.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.

 

 

Başkan

Serdar

ÖZGÜLDÜR

 

 

 

Üye

Eyüp Sabri

BAYDAR

 

 

 

 

 

Üye

Ertuğrul ARSLANOĞLU

Üye

Ali

ÇOLAK

 

 

 

 

 

Üye

Ayhan

AKARSU

Üye

Nurdane

TOPUZ

 

 

 

 

 

Üye

Mehmet

AKBULUT