T.C.

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ

            HUKUK BÖLÜMÜ

            ESAS NO       : 2017 / 206

            KARAR NO  : 2017 / 254

            KARAR TR   : 10.04.2017

ÖZET : 2942 sayılı Yasanın 12. maddesi gereğince mücavir alan kamulaştırması kapsamındaki taşınmaz için tazminat istemine ilişkin davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.

                                                          

 

K  A  R  A  R

 

Davacı            : İ.H.B.

Vekili              : Av. E.K.

Davalı             : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı

 

O L A Y         : Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Şanlıurfa İli, Birecik ilçesi, Keskince Köyü Bozyer Mevkiindeki tapulama dışı taşınmazın ile üzerinde bulunan ev, sulama havuzu ve ağaçların kamulaştırma nedeniyle ekonomik değeri kalmadığından 2942 sayılı yasanın 12. maddesi gereğince mücavir alan kamulaştırması kapsamında taşınmaz ve ağaçlar için 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ederek, adli yargı yerinde dava açmıştır.

BİRECİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 12.10.2015 gün ve E:2014/805, K:2015/675 sayı ile “Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; Dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamakla birlikte, taşınmazın Fırat nehri mücavir alanında kaldığı anlaşılmıştır.

11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 03/05/1985 tarihli 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.

Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller itibariyle; dava konusu taşınmazın Fırat nehri kıyısı mücavir alanında kalmakla birlikte taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atılma gerçekleşmediğinden öte yandan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasının idari yargıda açılması gerektiği” gerekçesiyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar vermiş, karar taraflarca temyiz edilmeksizin 29/01/2016 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacı vekili bu kez aynı taleple idari yargı yerinde dava açmıştır.

ŞANLIURFA 2. İDARE MAHKEMESİ: 10.03.2017 gün ve E:2016/305sayı ile “Dosyanın incelenmesinden; Şanlıurfa İli, Birecik İlçesi, Keskince Köyü, Bozyer Mevkiinde bulunan tapulama dışı arazi üzerinde yer alan ev, sulama havuzu ve ağaçların, Birecik Barajı ve HES nedeniyle söz konusu araziye ulaşım ve yerleşim imkanının kalmadığı ve çevre tarlalarında kamulaştırılması nedeniyle ekonomik değerini yitirdiğinden bahisle, 2942 sayılı kanununun 12. Maddesi uyarınca mücavir alan kamulaştırması kapsamında kamulaştırılarak, 1.000 TL kamulaştırma bedelinin, ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle ilk olarak Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açıldığı, anılan mahkemenin 12/10/2015 tarih ve E:2014/805, K:2015/675 sayılı kararı ile yargı yolu yönünden Görevsizlik Kararı verildiği, görevsizlik kararının 29/01/2016 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine dava konusu işlemin iptali istemiyle İdari Yargı Usulü Kanununun 9. Maddesi uyarınca 12/02/2016 tarihinde Mahkememizde açılan davada; tescil harici yerlerden olan arazi üzerindeki davacıya ait ev, sulama havuzu ve ağaçların 2942 sayılı Kanunun 12. Maddesi kapsamında kamulaştırılması ve 1.000 TL kamulaştırma bedelinin ödenmesinin istenildiği anlaşılmıştır.

2942 sayılı Kamulaştırma kanununun 12. Maddesinde, "Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde, sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine kamulaştırmaya tabi tutulur. Bu hususları düzenleyen yönetmelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca; İçişleri, Maliye, Bayındırlık, Tarım ve Orman, Köyişleri ve Kooperatifler bakanlıklarının görüşü de alınmak suretiyle hazırlanır. Bu yönetmelik, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Bakanlar Kumlu kararıyla yürürlüğe konulur ve Resmi Gazete ‘de yayımlanır. Bu suretle kamulaştırılan mücavir taşınmaz mallar hakkında 22 ve 23 üncü maddeler hükmü uygulanmaz. İdare, bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatı hükümlerini de göz önünde tutarak dilediği gibi tasarrufta bulunabilir ve gerektiğinde Hazineye bedelsiz olarak devredebilir." hükmü yer almaktadır.

6.8.1985 tarih ve 18834 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Baraj İnşaatı İçin Yapılan Kamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırılması Hakkında Yönetmelik ile sözkonusu kamulaştırma işlemlerin ne şekilde yürütüleceği açıklanmıştır.

2942 sayılı kanunun 12. Maddesinin son fıkrasında ise, "Bu maddenin uygulanmasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir." hükmüne yer verilmiştir.

Olayda davacının, davaya konu ettiği hususlara ilişkin olarak gerek adli yargıda açtığı davadaki talepleri, gerekse de mahkememize sunduğu dava dilekçesindeki talepleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının temel talebinin, 2942 sayılı kanunun 12.maddesi kapsamında; kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallarının, Birecik Barajı ve HES nedeniyle söz konusu araziye ulaşım ve yerleşim imkânının kalmadığı ve çevre tarlalarında kamulaştırılması nedeniyle ekonomik değerini yitirdiğinden bahisle kamulaştırılması ve kamulaştırma bedelinin ödenmesi olduğu, 2942 sayılı kanununun 12. Maddesinin son fıkrasında ise bu maddenin uygulanmasından doğacak anlaşmazlıkların adli yargıda çözümleneceğinin hüküm altına alındığının görülmesi karşısında, 2942 sayılı kanununun 12. Maddesi kapsamında bulunan hukuki ihtilafın çözüm yerinin Adli Yargı olduğu sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle davanın adli yargının görev alanına girdiğini belirterek, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiş, dosya Mahkememize gönderilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Birgül KURT, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 10.4.2017 günlü toplantısında:

I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava, davacının Birecik Barajı ve HES gölalanı kıyısındaki taşınmazının adı geçen baraj ve HES inşaatı nedeniyle ekonomik değeri kalmadığından, 2942 sayılı yasanın 12. maddesi gereğince mücavir alan kamulaştırması kapsamında taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Kısmen kamulaştırma" başlıklı 12. maddesinin altıncı fıkrasında," Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde, sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine kamulaştırmaya tabi tutulur” aynı maddenin son fıkrasında "Bu maddenin uygulanmasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir." hükümlerine yer verilmiştir.

Birecik Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında değinilen 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişikliğin 20/08/2016 tarih ve 6745 sayılı Yasanın 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, söz konusu madde ile 2942 sayılı Yasanın 41 nci maddesinden sonra gelen ek madde 1’ de yapılan düzenlemede “tasarrufu hukuken kısıtlanan” ibaresinin eklendiği “ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan” ibaresine ise yer verilmediği görülmüştür. Dava konusu taşınmazın uygulama imar planı ila umumi hizmete veya resmi kuruma ayrıldığına dair bir iddia ve savunma da bulunmamaktadır. Bu sebeplerle görev uyuşmazlığının 2942 sayılı Yasanın 12 nci maddesi göz önünde tutularak giderilmesi gerekmektedir.

Dava dosyalarının incelenmesinden, yapımı tamamlanan Birecik Barajı ve HES göl alanına mücavir davacıya ait taşınmazın ekonomik değerini yitirdiğini, taşınmaza fiilen ulaşma imkânı kalmadığı ileri sürülerek taşınmaz değerinin 2942 sayılı Yasa 12 nci maddesi ve mücavir alan mevzuatı gereğince idareden tahsilinin dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. Olayda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 6 ncı maddesinin son fıkrasının açık hükmü karşısında adli yargı yerinin görevli olduğu tartışmasızdır.

Açıklanan nedenlerle, Şanlıurfa 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Birecik Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2015 gün ve E:2014/805, K:2015/675 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.

 

S O N U Ç      : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Şanlıurfa 2.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Birecik Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2015 gün ve E:2014/805, K:2015/675 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 10.04.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.

 

 

Başkan

Nuri

NECİPOĞLU

 

 

 

Üye

Ali

ÇOLAK

 

 

 

 

Üye

Birgül

KURT

Üye

Yusuf Ziyaattin

CENİK

 

 

 

 

Üye

Mehmet

AKBULUT

Üye

Alaittin Ali

ÖĞÜŞ

 

 

 

 

Üye

Yüksel

DOĞAN