Hukuk Bölümü         2010/2 E.  ,  2010/178 K.
"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.

            Davacı           : R.K.

            Vekili              : Av. A.K.

            Davalı            : T.T.. A.Ş.

            Vekili             : Av. S.A. 

            O L A Y : İzmir İl Telekom Müdürlüğü’nce davacıya gönderilen 10.10.2008 gün ve 4867 sayılı yazıda, şirketlerinde sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken 22.3.2006 tarihinde 2. tip sözleşme imzalayarak kapsam dışı statüde teknisyen olarak görev yapan ve kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi nedeniyle 4046 sayılı Kanun’a göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklinin yapılması için 4.6.2007 tarihinde Devlet Personel Başkanlığı’na bildirildiği, 18.8.2007 tarihinde İzmir Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atanarak aynı tarihte göreve başladığı ve Devlet memuru maaşlarına yapılan artış farklarının, denge tazminatlarının, şirkette çalışırken ödenen ikramiyelerin tazminatına esas maaşına yansıtılarak yeni maaş nakil ilmühaberinin atandığı Kuruma gönderilmesi hakkındaki 10.9.2008 tarihli dilekçenin incelendiği belirtildikten ve konuyla ilgili mevzuat hükümlerine yer verildikten sonra, 4.6.2007 tarihinde Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilmesi nedeniyle ve 15.4.2004 tarihinde 399’a tabi personel statüsünde çalıştığından, başka kuruma atanırken yapılan hesaplamaların sözleşmeli personele yapılan hesaplamalar göz önüne alınarak, en son ayrıldığı yılın Ocak ayının zam oranı ve vergi oranı dikkate alınarak bu tarihe kadar Devlet memurlarına yapılan artış oranları da fark tazminatına yansıtılarak maaş nakil ilmühaberindeki net maaşına yansıtıldığı belirtilmiştir.

            Davacı vekili, bu işlemin iptaline, davacının İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başladığı 16.8.2007 tarihinden geçerli olmak üzere eksik ve yanlış hesaplanan maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesine ve aradaki farkın yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.

            Davalı vekilince birinci savunma dilekçesinde, davanın adli yargının görev alanına girdiği öne sürülerek görev itirazında bulunulmuştur.

            İZMİR 2. İDARE MAHKEMESİ; 19.3.2009 gün ve E:2008/2115 sayı ile, R.K. vekili Av. A.K. tarafından T.T. A.Ş.’nin özelleştirilmesi nedeniyle 4046 sayılı Yasa’nın 22. maddesi uyarınca İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teknisyen olarak atanan davacının eski Kurumunda aldığı maaşındaki ek ödemeler eklenmek suretiyle maaş nakil ilmuhaberinin yeniden düzenlenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin T.T. A.Ş. İzmir İl Telekom Müdürlüğü’nün 28.8.2008 günlü ve 4867 sayılı işleminin iptali ile davacının İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başladığı tarihten geçerli olmak üzere aradaki farkın yasal faiziyle davacıya ödenmesi istemiyle T.T. A.Ş.’ye karşı açılan davada, davalı T.T. A.Ş. vekili tarafından savunma dilekçesinde görev itirazında bulunulduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, idari dava türlerinin; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olduğunun sayıldığı, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının, idari dava türlerinden biri olduğunun idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, dava dosyasının incelenmesinden, davalı idarede sözleşmeli personel olarak görev yapmakta iken T.T. A.Ş.’nin özelleştirilmesi nedeniyle 4046 sayılı Yasa’nın 22. maddesi uyarınca İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teknisyen olarak atanan davacının, maaş nakil ilmühaberine ilişik kesme tarihine kadar geçen süre içinde Devlet memurlarına yapılan zamların ve enflasyon farklarının, yılda dört defa verilen ikramiye tutarlarının ve denge tazminatının yansıtılması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, bu durumda, davalı idare özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket statüsünde olsa da dava konusu işlemin davalı idare tarafından tek yanlı iradeyle, kamu gücüne dayalı olarak tesis edilmiş bir işlem olması ve davacının hukukunu açıkça etkilemesi karşısında uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı mercileri olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idarenin görev itirazının reddine karar vermiştir.

            Davalı vekilince süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası örneği ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.

            YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; Davacı tarafından davalı idare aleyhine açılan iptal davasında davalı idarenin görev itirazında bulunduğu, bu itirazın reddedilmesi üzerine davalı idare tarafından olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması talebinde bulunulması nedeniyle dosyanın Başsavcılıklarına gönderildiğinin anlaşıldığı, davacının, davalı şirkette sözleşmeli personel statüsünde çalışıyorken 22.3.2006 tarihinde 2. tip sözleşme imzalayarak kapsam dışı statüde teknisyen olarak görev yapmakta iken 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesi gereğince İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teknisyen olarak atanması üzerine eski kurumundan aldığı maaşındaki ek ödemeler eklenmek suretiyle maaş nakil ilmuhaberinin yeniden düzenlenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin T.T. İzmir İl Müdürlüğü’nün 28.8.2008 gün ve 4867 sayılı işleminin iptali ve göreve başladığı tarihten itibaren aradaki farkın yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebiyle davalı idare aleyhine idari yargı yerinde açtığı davada davalı idarenin görev itirazında bulunduğunun görüldüğü, telekom. şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan T.T.'un, sermayesindeki kamu payı %50' nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğunun tartışmasız bulunduğu, özelleştirme kapsamında bulunan T.T.. A.Ş.'deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55'i, Bakanlar Kurulu'nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “T.T.. Anonim Şirketi (T.T.)'nin % 55 oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair Kararın Yürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile Ojer Telekom. A.Ş.'ne satıldığı, 406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında, “T.T. hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda; T.T.da ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilen süre içinde T.T.da çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali ve özlük hakları T.T. tarafından karşılanır...” hükmünün yer aldığı, bu duruma göre, davalı T.T. hisselerinin devrinin fiilen gerçekleştiği tarihten sonra davacıyla davalı şirket arasındaki uyuşmazlık, bir özel hukuk ilişkisi niteliğini taşıdığından; davacının eski kurumundan aldığı maaşındaki ek ödemeler eklenmek suretiyle maaş nakil ilmuhaberinin yeniden düzenlenmesi talebinin reddedilmesine ilişkin işlemin Kurumun yetkili organı tarafından tesis edilmiş bir özel hukuk işlemi olduğu, öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a) (Değişik: 8.6.2000-4577/5md) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar”ın idari dava türleri olarak sayıldığı; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalara bakılabileceği, dolayısıyla, işlemin tesis edildiği tarihte davalı konumunda kamu kuruluşu niteliği taşımayan T.T.. A.Ş.'nin olması karsısında, ortada idari yargı yetkisi kapsamında açılmış idari bir dava bulunduğundan söz etmek mümkün olamayacağından, daha önce davalı şirkette görev yapmış olan davacının isteminin özelleştirilen kuruluş tarafından reddedilmesi üzerine açılan davanın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli bulunduğu, bu nedenlerle, 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı’na gönderilmesine karar vermiştir.

            Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre Danıştay Başsavcısı’ndan yazılı düşüncesi istenilmiştir.

            DANIŞTAY BAŞSAVCISI; İzmir İl Telekom Müdürlüğü’nde sözleşmeli statüde teknisyen olarak görev yapmakta iken 2. tip sözleşme imzalayan, daha sonra 406 sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa’nın 22. maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen ve İzmir Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü emrine atanan davacının, Devlet memuru maaş zamları, enflasyon artışı farkları, denge tazminatları ve ikramiye tutarları dikkate alınarak maaş nakil ilmuhaberinin yeniden düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle İzmir 2. İdare Mahkemesi’nde açtığı davada, davalının görev itirazının reddi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının idari dava türleri arasında sayıldığı, 406 sayılı Yasa'nın 3.7.2005 günlü, 5398 sayılı Yasa ile değişik Ek 29. maddesinde; T.T. hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda; T.T.'da asli ve sürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personelin, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinli sayılacakları, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali ve özlük haklarının T.T. tarafından karşılanacağı, bu süre içinde nakle tabi personelden T.T. tarafından hizmetine ihtiyaç duyulmayanların tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ile nakil talep edenlerin ise talep tarihinden itibaren en geç doksan gün içinde T.T. tarafından Devlet Personel Başkanlığı'na bildirileceği ve bunların aylıksız izinlerinin bu tarih itibariyle sona ereceğinin belirtildiği; maddenin 5457 sayılı Yasa’yla değiştirilen cümlesinde, bu maddenin birinci cümlesinde sayılanlardan aylıksız iznin bitiminden sonra T.T.'un tabi bulunduğu mevzuata ve bu fıkraya istinaden akdedilen sözleşmeye göre çalışmaya devam edenlerden hisse devir tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erenlerin, bu madde hükümlerine göre işlem yapılmak üzere, sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocak tarihindeki 3. fıkraya göre hesaplanan ücretleriyle Devlet Personel Başkanlığı'na bildirilecekleri, sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personel statüsünde çalışanlar hakkında, 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasında, Devlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihteki unvanlar esas alınarak, Yönetim Kurulu'nca 15.4.2004 tarihi itibariyle bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına, bu tarihten Devlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacak artış, oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutarın dikkate alınacağının hükme bağlandığı, söz konusu düzenleme ile T.T. hisselerinin devri tarihinden itibaren kamu görevinden 180 gün süreyle aylıksız izinli sayılan personelden iznin bitiminden sonra T.T.'da özel hukuk hükümleri uyarınca akdedilen sözleşmeye göre çalışmaya devam edenlerden hisse devir tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde sözleşmesi feshedilenlerin, 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesi uyarınca atanmalarının sağlanması için Devlet Personel Başkanlığı'na bildirilmesi ve bu bildirim yapılırken personelin atamaya esas ücretlerinin yasada belirtilen şekliyle hesaplanması görevinin, özel hukuk statüsünde olan T.T.. A.Ş.'ne verildiği, T.T. hisselerinin devri sonrasında İş Kanunu hükümleri uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarına geçiş hakkı 5 yıl süreyle saklı tutulan ve 2. tip iş sözleşmesi imzalamak suretiyle İzmir İl Telekom Müdürlüğü’nde teknisyen olarak görev yapan davacının, iş sözleşmesinin 4.6.2007 tarihinde feshedilmesi nedeniyle, sözleşme hükümleri uyarınca 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre kamu kurum ve kuruluşlarına atamasının yapılabilmesi için T.T. A.Ş. tarafından 406 sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesi uyarınca hesaplanan ücretiyle Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine 18.8.2007 tarihinde İzmir Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü emrine atamasının yapıldığı, 10.9.2008 gününde maaş nakil ilmühaberinin yanlış düzenlendiğinden bahisle düzeltilerek yeniden düzenlenmesi istemiyle İzmir İl Telekom Müdürlüğü'ne başvurduğu, başvurusunun ücret tespitinde yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle reddi üzerine bu işlemin iptali ile eksik hesaplanan maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle dava açtığının anlaşıldığı, özelleştirme kapsamında bulunan T.T.. A.Ş.'deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden %55'i Bakanlar Kurulu'nun 25.7.2005 günlü, 2005/9146 sayılı kararı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile Ojer Telekom. A.Ş.'ye satılmış olup, bunun sonucunda T.T. A.Ş.'nin bu tarih itibariyle kamu kuruluşu niteliğinin sona erdiği, ancak, 406 sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin yukarıda yazılı hükümleri uyarınca, kamu kurumuna nakil hakkı bulunan personelden hizmet sözleşmesi feshedilenlerin 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesi uyarınca yeniden kamu personeli statüsüne girdiğinde kendilerine ödenecek ücretin hesaplanması görevinin idari nitelik taşıdığı, bu hesaplama konusunda T.T.. A.Ş.'nin görevli kılındığı, anılan şirketin belirlediği atamaya esas ücrete göre personele atandığı kurumda ödenecek maaşın tespit edilecek olması dolayısıyla T.T.. A.Ş. tarafından düzenlenen maaş nakil ilmuhaberinin kamu görevlisi olan kişinin hukukunu etkilemesi, öte yandan, davacının kamu kurumuna atanmasıyla kamu personeli statüsüne girmesi karşısında, kamu görevlisinin maaşının hatalı hesaplandığı iddiasına dayandırılan ve bu nedenle maaş nakil ilmuhaberinin yeniden düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin bir idari uyuşmazlık yarattığı kuşkusuz olup, bu nedenle, bu işlemin iptali ile parasal hak istemiyle açılan davanın görülmesi ve çözümlenmesi görevinin idari yargıya ait bulunduğu, nitekim, Danıştay Beşinci Dairesi’nin 17.9.2009 günlü ve E:2009/2933, K:2009/4783 sayılı kararında ve benzeri nitelikteki uyuşmazlıklarla ilgili olarak verdiği kararlarda, yukarıda belirtilen gerekçelerle davayı görev yönünden reddeden idare mahkemesi kararlarının bozulmuş bulunduğu, bu nedenlerle, 2247 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulüne hukuki olanak bulunmadığı yolunda yazılı düşünce vermiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: Mahmut BİLGEN, Erdoğan BUYURGAN, Habibe ÜNAL, Sıddık YILDIZ, Muhittin KARATOPRAK ve Sedat ÇELENLİOĞLU’nun katılımlarıyla yapılan 4.10.2010 günlü toplantısında:

l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalı vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Nurdane TOPUZ’un, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet BEŞİNCİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Mehmet AKKAYA’nın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

            Dava, davalı şirkette sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken 22.3.2006 tarihinde 2. tip sözleşme imzalayarak kapsam dışı statüde teknisyen olarak görev yapan ve kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi nedeniyle 4046 sayılı Kanun’a göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklinin yapılması için 4.6.2007 tarihinde Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen, 18.8.2007 tarihinde İzmir Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atanarak aynı tarihte göreve başlayan davacı tarafından, maaş nakil ilmühaberinin 4046 sayılı Yasa’nın 22. maddesine uygun düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine tesis edilen İzmir İl Telekom Müdürlüğü’nün 10.10.2008 gün ve 4867 sayılı yazısının iptaline, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başladığı 16.8.2007 tarihinden geçerli olmak üzere eksik ve yanlış hesaplanan maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesine ve aradaki farkın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

            1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü’nce (P.İ), telekom. hizmetleri ise, “T.T.. Anonim Şirketi (Şirket)” tarafından yürütülecek şekilde yeniden yapılandırılmıştır.

27.1.2000 tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “T.T., bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuat T.T.’a uygulanmaz. Sadece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü, 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile değiştirilmiş ve “T.T., bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat T.T.’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası kamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekom. hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29. maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “T.T. hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda; T.T.da ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinli sayılır…” denilmiştir.

Öte yandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde, “T.T.; telekom. şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarak yürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncü cümlede, “Ancak, T.T.’daki kamu payı %50’nin altına düştüğünde, T.T.’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nın Geçici 3. maddesi ile de T.T.. A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer alan kuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.

Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, telekom. şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan T.T.’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır.

Özelleştirme kapsamında bulunan T.T.. A.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı   “T.T..   Anonim   Şirketi   (Türk   Telekom)’nin   %  55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair Kararın Yürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekom. A.Ş.’ne satılmıştır.

Bu sürece paralel olarak T.T. personelinin durumu incelendiğinde:

            T.T. A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve 23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılı KHK kapsamı dışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerden çıkarılmış olması nedeniyle,  Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı ve özelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi  teşebbüslerinde sözleşmeli veya kapsam dışı statüde çalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idari yargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamı dışında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Anılan 4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü: Telekom. hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler telekom. alanında sekiz yıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi ve Bakanlığın teklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksen  gün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personel  eliyle  yürütülür.  Bu  personel  hakkında  bu  Kanunda  öngörülen   hükümler   saklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunların dışında kalan personel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü:(Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) T.T.daki kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar, T.T. Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yüksek öğrenim görme şartları aranır.(Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olan T.T. çalışanlarının aylık ücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespit olunacağı kurala bağlanmıştır.

406 sayılı Yasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, T.T. A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010(Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 Bölge Müdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan “T.T.. A.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur.

Kanunla, Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur.

Anayasa’nın 128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür” denilmiştir.

406 sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında, “T.T. hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda; T.T.da ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilen süre içinde T.T.da çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali ve özlük hakları T.T. tarafından karşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafından T.T.’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ile kapsam dışı personel, kamu personeli sayılmıştır.

            Olayda, davalının hisse devir(14.11.2005) tarihinde 399 sayılı KHK’ye tabi olarak sözleşmeli statüde çalışan, davalıda sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken 22.3.2006 tarihinde 2. tip sözleşme imzalayarak kapsam dışı statüde teknisyen olarak görev yapan ve kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi nedeniyle 4046 sayılı Kanun’a göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklinin yapılması için 4.6.2007 tarihinde Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen, 18.8.2007 tarihinde İzmir Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atanarak aynı tarihte göreve başlayan davacının, maaş nakil ilmühaberinin 4046 sayılı Yasa’nın 22. maddesine uygun düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine tesis edilen İzmir İl Telekom Müdürlüğü’nün 10.10.2008 gün ve 4867 sayılı yazısının iptaline, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başladığı 16.8.2007 tarihinden geçerli olmak üzere eksik ve yanlış hesaplanan maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesine ve aradaki farkın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.

            2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde:

            “a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,

            b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,

            c) (Değişik : 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar”

            idari dava türleri olarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.

İncelenen uyuşmazlıkta, davalının özel hukuk tüzel kişisi olması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek olanaksızdır. 

Buna göre, davalının hisse devir(14.11.2005) tarihinde 399 sayılı KHK’ye tabi olarak sözleşmeli statüde çalışan, davalıda sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken 22.3.2006 tarihinde 2. tip sözleşme imzalayarak kapsam dışı statüde teknisyen olarak görev yapan ve kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi nedeniyle 4046 sayılı Kanun’a göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklinin yapılması için 4.6.2007 tarihinde Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen, 18.8.2007 tarihinde İzmir Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atanarak aynı tarihte göreve başlayan davacının, maaş nakil ilmühaberinin 4046 sayılı Yasa’nın 22. maddesine uygun düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine tesis edilen İzmir İl Telekom Müdürlüğü’nün 10.10.2008 gün ve 4867 sayılı yazısının iptaline, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başladığı 16.8.2007 tarihinden geçerli olmak üzere eksik ve yanlış hesaplanan maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesine ve aradaki farkın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Belirtilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. 

S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı vekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNE ilişkin İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin 19.3.2009 gün ve E:2008/2115 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 4.10.2010 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.